|
DİŞ SAĞLIĞI HAKKINDA BİLİNEN YANLIŞLAR VE DOĞRULAR
Toplumda ağız ve diş sağlığı konusunda oluşan yanlış inanç ve alışkanlıkların en
büyük
etkeni, bilgi eksikliğidir.
YANLIŞ İNANÇ VE DAVRANIŞLAR
Halk arasında ağız diş sağlığına yönelik yanlış inanç ve
davranışlar oldukça yaygındır. Bu yanlış inançlar nedeniyle kişi dişhekimine
zorluk çıkartmakta, yapılması gerekli bazı tedavileri yaptırmamakta böylece
kendi ağız sağlığına, hatta genel sağlığına da zarar vermektedir.
1- Y- Diştaşları temizlendikten sonra daha çok
diştaşı oluşur, devamlı temizletmek gereksizdir.
D- Düzenli ve doğru fırçalama diş taşı oluşumunu engeller.
Ancak oluşmuş taşların
mutlaka hekim tarafından temizlenmesi gerekir.
2- Y- Diştaşı temizliği dişin minesine zarar
verir,
D- Diş taşı temizliği doğru yapılırsa minenin zedelenmesine
neden olmaz.
3- Y- Diş taşları temizlenirse dişler
sallanmaya başlar, diştaşı dişi tutar, sallanmasını
engeller.
D- Diştaşları temizlenmediği için dişetleri çekilerek
dişlerin sallanmasına neden olur. Bu boyutta diştaşı oluşumuna izin vermemek
gerekir.
4-
Y- Dişlerimi fırçalarken dişetlerim kanıyor bu nedenle
fırçalamıyorum. Diş ırçalarken dişetlerinin kanaması iyidir pis kan
akıtılmalıdır.
D- Fırçalarken görülen kanamalar, normal değildir. Dişeti
kanaması dişeti hastalığının ve bazı sistemik hastalıkların en önemli
belirtisidir. Vakit geçirmeden bir hekime başvurmak gerekir. Kanamadan dolayı
fırçalamamak problemi daha
da arttırır.
5- Y- Misvak kullanımı dişetleri için daha iyi
ve yararlıdır, sünnettir.
D- Misvak fırça yerine geçmez. Macunla kullanılmadığı için
temizleme özelliği azdır. Kıl fırçalar yıkanarak temizlenir. Bu nedenle üzerinde
mikroplar üremez.
6- Y- Diş kesimi sağlam dişe zarar verir,
kesilen diş de bir süre sonra çekilir, bir diş için 2 dişe yazık.
D- Kurallara uygun olarak kesilip kaplanmış dişlerin çürüme
olasılığı sağlam diş kadardır.
7- Y- Kancalar (kroşeler) dişi çürütür,
aşındırır ve dişi sallandırır.
D- Kurallarına uygun olarak yapılan kroşeler, dişin
sallanmasına ve aşınmasına neden olmaz. Protez kullanan kişilerin ağız ve protez
bakımını düzenli yapması dişlerin çürümesini önler.
8- Y- En doğrusu bütün dişleri çektirip total
protez yaptırmaktır.
D- Hem genel görünüş hem de çiğneme açısından mümkün olduğu
kadar doğal dişlerin ağızda kalması doğrudur. Total (tüm) protez son çaredir.
9- Y- Protez ilk takıldığında leblebi
yeniliyorsa o protez iyidir.
D- İlk takılan protezlere alışabilmek için, kademeli olarak
yumuşak gıdalardan sert gıdalara geçiş yapmak daha doğrudur.
10- Y- Süt dişlerinin çekimi anestezi ile
yapılırsa alttan gelen kalıcı diş sürmez.
D- Süt dişlerinin çekiminde yapılacak anestezinin alttaki
sürekli dişlerin sürmesini engelleyen yada geciktiren bir etkisi yoktur .
11- Y- Süt dişleri nasıl olsa dökülecek dolgu ve
tedavi gereksizdir,
D- Henüz düşme zamanı gelmemiş süt dişinin tedavi edilmemesi
veya çekilmesi, sürekli dişlerde, sürme bozukluklarına ve çene gelişiminde
aksamalara neden olur.
12- Y- 6 yaş dişleri süt dişleriyle karıştırılır,
çürüdüğünde çekilmesi istenir, altından diş geleceği söylenir.
D- 6 yaşında süren 6 yaş dişi, ilk çıkan sürekli diştir,
mutlaka korunmalıdır. Çekilirse yerine diş çıkmaz.
13- Y- Dolgu çabuk düşer, kesin çözüm kaplamadır,
D- Usulüne uygun yapılan dolgular düşmez, kaplama madde kaybı
fazla olan dişler için uygundur.
14- Y- Çürük kalıtsaldır ne kadar fırçalanırsa
fırçalansın diş çürür, dişi kurtlar yiyerek
çürütür.
D- Kalıtımın etkisi kanıtlanmamıştır. İyi bir ağız
bakımı,düzenli dişhekimi kontrolleri
bu tabloyu tersine çevirebilir.
15- Y- Diş çekimi en kolay ekonomik ve kesin çözümdür,
çürük diş çektirilmelidir.
D- Diş için yapılabilecek her türlü tedavi sonuna
kadar denenmelidir. Hem fonksiyon hemde estetik yönden hiçbir protez kendi
dişinizden daha iyi değildir.
16- Y- Erkek dişhekimleri daha iyi diş çeker,
D- Diş çekimi son derece teknik bir iştir. Aşırı güç
kullanımı sakıncalıdır.
17- Y- Çekim için kullanılan lokal
anestezikler morfindir, alışkanlık yapar.
D- Lokal anestezikler morfin içermez dolayısı ile alışkanlık
yapmaz.
18- Y- Diş ağrıyınca dişin üzerine aspirin, rakı,
kolonya, akü suyu, tütün, gres yağı koymak ağrıyı keser.
D- Bu maddelerin kullanılması kesinlikle doğru değildir.
Ağız dokusunda yanıklara neden olurlar.
19- Y- Çürük diş çekildikten sonra pis kan
akıtılmalıdır, çekilen dişin yerini kanatmak iyidir.
D- Kanamanın en kısa zamanda durdurulması ve çekim
boşluğunun kan ile dolarak pıhtılaşması yara iyileşmesi açısından son derece
önemlidir.
20- Y- 20 yaş dişi çabuk çürür, gereksizdir, çıkar
çıkmaz çekilmelidir,
D- Düzenli bir şekilde çıkıyor ve diş dizisini bozmuyor ise
korunmalıdır.
21- Y- Amalgam dolgu yapmayın kanser yapıyor.
D- Yapılan araştırmalar uygun yapılmış amalgam dolgularda
böyle bir sakınca göstermiyor.
22- Y- En iyi dolgu lazerle yapılan beyaz dolgudur.
D- Beyaz dolgularda yaygın olarak kullanılırlar.Ancak dolgu
yapımında kullanılan ışın lazer degildir.
23- Y- Kanal tedavisi başarısız ve çok ağrılı bir
tedavidir, dişi çekmek daha iyidir,
D- Anestezi altında, kuralına uygun yapılan kanal
tedavileri ağrısızdır ve çok uzun süre kullanılır.
24- Y- Dolgu yaptırılmadan önce abdest alınması
gereklidir, abdestsiz dolgu yaptırılmaz,
D- Hastanın inançları yönünde hareket edilmeli.
25- Y- Ramazanda dişhekimine gidilmez oruç bozulur,
D- Her türlü tedavi ramazan ayı içerisinde yapılabilir.Yine
anestezi olup olmamak
hastanın inancı ile ilgilidir.
26- Y- Ağız içi diş apsesi için, "başına kına yak
geçer",Apseye patates sıcak soğan sarmak iyidir, iltihabı dağıtır.
D- Antibiotik kullanımı ve absenin boşaltılması doğru
yöntemdir. Aksine uygulamalar daha vahim sonuçlar doğurabilir.
27- Y- Herkesin ağzı kokar, koku ciğerlerimden geliyor.
D- Ağız bakımı, ağız içinde kokuya neden olan çürük ve
dişeti hastalıklarının tedavisi, yine kokuya neden olan sistemik hastalıkların
kontrol altına alınması ağız kokusunu önler.
28- Y- Yerine nasıl olsa yenisi gelecek süt dişlerin
fırçalanması ihmal edilebilir.
D- Süt dişleri çene gelişimi ve sürekli dişlerin doğru
sürmesi açısından önemlidir. Bakımlarının ihmal edilmemesi gerekir.
29- Y- Süt dişleri geç çıkarsa, daha sağlam olur,Süt
dişleri

dama atılırsa, daimi dişler sağlam çıkar.
D- Süt dişlerinin sürme zamanlarındaki 6 aylığa kadar
olan sapmalar önemli değildir. Bunun dışındaki daha uzun zamanlı sapmalar
sistemik bir takım problemlere işaret edebilirler.
30- Y- Her hamilelik bir ya da birkaç dişin kaybına
neden olur ve çaresi yoktur. Hamilelikte dişetleri kanar, dişten kalsiyum
çekiliyordur. Hamilelikte diş fırçalamak zararlıdır.
D- Hamilelikte hormonal değişiklikler nedeni ile dişetinde
problemler oluşabilir. Düzenli fırçalama ve dişhekimi kontrolleri bu tür
şikayetlerin yaşanmasını azaltır. Hamilelikte bebeğin ihtiyacı olan kalsiyum
beslenme ile sağlanmıyorsa annenin dişlerden değil kemiklerinden sağlanır.
31- Y- Hamilelikte diş çekimi ve tedavisi yapılamaz,
anestezi yapılamaz, bebek zarar görür.
D- Acil olan tedaviler hamileliğin her döneminde hekimin
kontrolu altında yapılabilir. Acil olmayan tedaviler için dişhekiminizin
önerilerine uyun.
32- Y- Sahte Dişhekimleri kökten yetişmiş
dişçilerdir, her şeyi bilirler,daha ucuz ve sağlam protez yaparlar,İkisi de diş
çekiyor diş takıyor, zaten ölçüyü hekim alıyor, protezi teknisyen yapıyor, niye
fazla para vereyim.
D- Hekimin aldığı ölçü üzerinden işlem yapması gereken
teknisyenlerin veya usta çırak ilişkisi ile yetişen sahte dişhekimlerinin hasta
ağzında çalışmaya hiçbir yetkileri yoktur. Bu konuda eğitim almadıkları için
Ağız ve çevre dokuların korunmaması, ağıziçi uygulamalar konusunda yanlış
uygulamalar telafi edilemeyecek sorunlar yaratır.Ayrıca sterlizasyon eksikliği
sarılık, frengi, AIDS, verem gibi bir çok bulaşıcı hastalığın yayılmasına neden
olurlar. Bu nedenle başvurduğunuz muayenehanede diploma olmasına, diplomadaki
kişi ile sizi muayene edenin aynı kişi olduğuna dikkat ediniz.

AYIN VAKASI
ÖNCE
SONRA

BAHAR YORGUNLUĞU
Havadaki nem ve buharlaşmayla birlikte havadaki elektrik yükü
bahar yorgunluğuna neden oluyor ve tüm canlıları etkiliyor. Baharın gelmesiyle
birlikte güneş daha etkin olmaya başlıyor, bu da havadaki nem miktarını
artırıyor. Havadaki elektrik yükü de
değişiyor,
elektrik yükündeki değişim sadece insanları değil doğadaki tüm canlıları
etkiliyor.
Doğa kendini yenilemeye başladı, artık neşeli ve mutlu
olmamak için hiçbir sebep yok. Fakat bu güzel günlerde birçok insan kendini
bitkin ve yorgun hissediyor. Bunun sebebi ise bahar yorgunluğu.
Şehirliler daha çok hissediyor
Havadaki basınç değişiklikleri bahar
yorgunluğuna sebep dluyor. Şehirlerde hava kirliliğinin yoğun olması, taşıtların
egzozları ve sanayi atıkları, havadaki negatif iyon yükünün artmasına neden
oluyor. Bu nedenle şehirlerde yaşayan insanlar bahar yorgunluğunu daha yoğun
hissediyorlar. Kırsal kesimlerde yaşayanlarda bunun etkileri daha hafif şekilde
görülüyor.
Solunum yollarında ödem
Bahar aylarında havadaki nem ve iyon değişiklikleri solunum
yollarında ödeme, dolayısıyla akciğerlere giden oksijen miktarında ciddi
azalmaya neden oluyor. Bunun sonucunda organizma kendini koruyabilmek, beyin
gibi hayati organlara giden oksijeni artırabilmek için diğer organlara giden kan
miktarını azaltıyor. Yani diğer organlara giden damarlarda büzülmeye yol açarak,
onlara giden kanı azaltıyor. Bunun sonucunda metabolizmayı düzenleyen en önemli
hormonların salgılandığı tiroit dokusuna giden kan azalıyor, hormon salgılanımı
azalıyor.
Cilt damarlarında daralma meydana geliyor, bunun sonucunda da
cilt kuruluğu, saçlarda dökülme oluyor. Kalp damarlarındaki daralma da özellikle
yüksek tansiyon hastalarında ani tansiyon yükselmelerine ve hatta kalp
krizlerine kadar giden rahatsızlara yol açıyor.
Vücudumuzdaki oksijen azlığı, aşırı halsizlik ve yorgunluk, isteksizlik, baş
dönmeleri, dengesizlikler, genel yorgunluk hali, kişinin sabahları uykudan
kalkmakta zorlanması, yaygın kas ağrıları, hazımsızlık, aşırı sinirlilik hali ve
cinsel isteksizliğe neden oluyor.
Beslenme ve spora önem verilmeli
Bahar
aylarında en sık kas ve baş ağrılarıyla, çabuk yorulma şikayetleri oluyor. Bahar
yorgunluğundan korunmak için bol sebze-meyve yenilmesi, B, C vitaminleri ile
potasyum yönünden zengin gıdalarla beslenilmesi, ayrıca günde 2-2.5 litre su
içilmesi ve düzenli spor yapılması gerekiyor.
Bahar yorgunluğu bazı ciddi rahatsızlıklara neden olabilir. Birkaç günden fazla
sürmesi halinde mutlaka doktora başvurulması gerekiyor.
Her yorgunluk “bahar yorgunluğu” değil !
Yaşanan yorgunluk çeşitleri kronik yorgunluk sendromu, mutsuzluk
yorgunluğu ve bahar yorgunluğu olarak üç grupta inceleniyor.
Belirtileri
birbirinden ayırmak gerekir. Bir kişi fiziksel olarak yorgunluktan, tüm eklem
ağrılarından ve yataktan yorgun kalkmaktan ya da gün içerisinde çabuk
yorulduğundan bahsederken, bir başkası ruhsal ya da psikolojik yorgunluktan
bahsedebilir.
Eğer bir yorgunluk aylarca sürüyorsa, hatta yatak istirahatı ile de geçmiyorsa
müzminleşmiş (kronik) bir yorgunluk hastalığından bahsedilebilir.
Bahar yorgunluğunun nedenleri
• Beslenme alışkanlığı bozuklukları
• Besinlerle yeterli miktarda vitamin, mineral alınmaması
• Tembel bir yaşam biçimi
• Tiroid bezinin çalışma düzensizlikleri. Özellikle bu bezin az çalışması
yorgunluk
belirtilerini artırıyor. Bu durumlarda hafıza zayıflaması, uyku eğilimi, adale
ağrıları normalden fazla görülüyor.
• Birçok enfeksiyon hastalığı yorgunluk belirtilerini artırıyor.
• Tansiyon, kalp hastalığı, alerji, nezle
ve bazı ağrı kesici ilaçların kullanımı
• Tansiyonda sık sık inip çıkmalar, kan
şekeri düşmeleri, gürültülü ortamlar,
fazla sıcak ya da soğuk ortamlar, stresli
iş ortamı, kirli hava gibi durumlar da yorgunluğa yol açıyor.
• Fazla kafein, yoğun sigara kullanımı, aşırı alkol ve madde alışkanlıkları da
yorgunluk tetikleyen durumlar arasında yer alıyor.
Yarattığı etkiler
• Kas ağrıları, omuz, sırt ve boyun ağrıları.
• Yorgunlukla birlikte; konsantrasyon bozukluğu, neşesizlik, aşırı sinirlilik,
hafıza
zayıflaması ve uyku bozuklukları.
• Uyku ritmi bozukluğu; uykuya dalma güçlüğü bazen de aşırı uyuklama hali
• Baş ağrıları.
• Stres ve ruhsal gerginliğe bağlı olarak barsak ve mide
rahatsızlıkları. Bu dönemde enerjik olmak için
ÖĞÜN SAYISINI ARTIRIN. Küçük porsiyonlar halinde günde 5-6 öğün
yiyebilirsiniz. Sık sık ve az az yemeniz kendinizi daha enerjik hissetmenizi
sağladığı gibi şişkinlik ve yorgunluğunuzu da azaltacaktır.
DÜZENLİ SIVI ALIN. Düzenli ve sürekli sıvı
alın. Yorgunluk çoğu kez susuzluğun ve sıvı eksikliğinin belirtisidir. Günde en
az 8-10 bardak su içerek enerji düzeyinizi koruyabilirsiniz.
HAMURA
EL SÜRMEYİN.
Hamur işlerinden uzak durun, hayvansal yağları terk edin. Birçok araştırma fazla
miktarda hayvansal doymuş yağ ve hamur işi tüketenlerde yorgunluk ve halsizlik
şikáyetlerinin daha sık olduğunu ortaya koymaktadır.
DAHA ÇOK MEYVE. Daha çok meyve yiyin. Özellikle
glisemikindeksi düşük, lif ve posa miktarı yüksek, antioksidan kapasitesi fazla
meyveleri gün boyu küçük porsiyonlar halinde tüketmeniz enerji düzeyinizi
artırır. Elma, şeftali, siyah erik, kiraz ilk tercihleriniz olmalıdır.
ŞEKERLEME YOK. Küçük şekerlemeler, çikolatalar
veya pastalar yerine kuru veya taze meyveler (kuru veya taze elma, erik, kayısı)
yiyin.
KURU MEYVE. Dondurma yerine dondurulmuş üzüm
taneleri veya dondurulmuş küçük kavun ve şeftali parçaları yiyin.
FINDIK FISTIK. Yağlı, tuzlu krakerler yerine
tuzsuz badem, fındık ya da cevizi tercih edin.
SALATAYA DİKKAT! Mayonez veya kremalı salata
sosları yerine sirke, limon suyu veya balzamik sosları deneyin.
|