|
ORTODONTİK SORUNLARIN SEBEPLERİ
1.Beslenme Bozuklukları:
Yeterli beslenemeyen kişilerde, çene ve yüz yapısında hacimsel küçülme
meydana gelecek ve normal hacimdeki dişler küçük çenelerde gerekli yeri
bulamayacakları için çapraşıklıklar, rotasyonlar (dönme), hatta gömüklük
olguları görülecektir.
2.Ağızdan Nefes Alma:
Kronik iltihaplar ve benzeri nedenler,uzun süre devam ederse
bademcikler aşırı derecede büyüyebilir.
Bu durumda solunum yolları daralır ve nefes alma güçlüğü meydana gelir. Bu
güçlüğü yenebilmek ve o bölgedeki hava geçiş yolunu genişletebilmek amacıyla
çocuk alt çenesini ve buna bağlı olarak dilini öne alma zorunluluğu duyar. Bu
durum, uzun süre devam edecek olursa alt çenenin öne doğru konumu yerleşir. Dil
ön dişler arasına girer ve dişlerin sürmelerine engel olursa açık kapanış
meydana gelir. Hasta burundan nefes alamıyor ise ,üst çeneninbüyüme potansiyeli
üzerinde negatif etki oluşabilir.
3.Parmak Emme:
Yeni doğmuş bir bebekte oldukça gelişmiş bir emme mekanizması vardır.
Emme içgüdüsü tatmin edilmemiş bir bebek, bu ihtiyacını gidermek için bazı
alışkanlıklar edinir. Anne sütü ile 9-18 ay beslenen çocuklarda çoğunlukla bu
alışkanlık görülmez.
Yapılan araştırmalar parmak emmenin yaşamın ilk birkaç
haftasında açlığa bağlı olarak geliştiğini göstermiştir. Dişlerin sürmeye
başladığı dönemde lokal iritasyonlardan doğan ağrı, parmak emme yoluyla
giderilebileceğinden bu alışkanlığın dişlenmeye yardımcı olduğu
düşünülebilir.Parmak emme yaşla azalır.
Çocuklar niçin parmak emer?
Ani
olarak anne memesi veya biberondan kesilme
Bebek beslenirken emmesi çok kısa sürede sonlandırılırsa
Bebeği uzun periyotlarla beslemek
Parmak emme alışkanlığında erken dönemde hiç önlem alınmaz. Bu dönemde
alışkanlığı önlemek, çocuğun fizyolojisini etkileyeceği için zararlıdır.
Parmak emme alışkanlığının tedavisi için kesin bir yaş söylenemez. Uygun zaman
ayarlanması her çocuk için ayrı ayrıdır. Alışkanlığın derecesi, çocuğun geçmişi
zaman ayarlanmasını etkiler.
Genel olarak parmak emme 3.5 yaşından sonrada devam ederse tedaviye
başlanmalıdır.Bu alışkanlığı devam ettiren çocukta, emilen parmağa ve sayısına
göre etki alanında bulunan alt ve üst dişlerde yer değiştirmeler ve kapanış
bozuklukları görülecektir.
4. Yalancı Emzik:
Fizyolojik özellikleri olan bir emziğin 1.5 yaşına kadar emilmesi
zararlı değildir. Hatta çocuğun parmak emme gibi kötü bir alışkanlık edinmesini
önleme yönünden faydalıdır. Yalancı emzikler devamlı olarak kullanıldıkları
zaman, etki alanları içindeki dokulara uzun süreli etki yapacağı için o
bölgelerde düzensizlik ve çeşitli kapanış bozukluklarına sebep olmaktadır.
5. Yatış Şekli:
Yatma şekli, genellikle alt çenenin yatma sırasındaki pozisyonunu
belirler. Bu da bize alt çenenin ortalama günde 8 saat hangi konumda olduğu
hakkında işaret verir.
Örneğin yüz üstü yatan bir çocuk ile sırt üstü yatan bir çocukta alt çenenin
konumu farklıdır.
 DİŞ
GICIRDATMA (BRUXIZM)
Bruksizm (diş gıcırdatma) genellikle uyku esnasında oluşan güçlü
çene hareketlerinin neden olduğu çeneleri sıkma, dişleri gıcırdatma
olayıdır. Toplumumuzda sık rastlanır. Genellikle bu alışkanlığa sahip
bireyler bundan habersizdir.
Diş gıcırdatmanın sebepleri nelerdir?
Bruksizmin (diş gıcırdatması) oluş nedenleri hakkında çeşitli
görüşler vardır.Bazı araştırmacılar buruksizmin dişler arasındaki kapanış
ilişkisinin bozulmasından kaynaklandığını, bazıları santral sinir
sistemindeki bir hastalığın neden olduğunu bazı araştırmacılar da bu iki
nedeni de kapsayan çok yönlü
bir problem olduğunu ileri sürmektedirler.
Duygusal stresler (Herkes stresin bruksizmin nedenleri arasında en önemli
faktör olduğu konusunda fikir birliği içerisindedir. Vücudumuzda stres
belirtilerini ilk olarak gördüğümüz yer ağız dokularıdır. Stres bruksizmin
hem oluş nedeni hem de olayın şiddetini artıran en önemli faktör olarak
belirlenmiştir.)
- Aşırı sinirli, hassas, titiz bir yapıya sahip olmak
- Malokluzyon (dişlerin diziliş ve sıralanışındaki bozukluklar)
Diş gıcırdatması sonucu ağız ve dokularında ne tür rahatsızlıklar
oluşur ve belirtileri nelerdir?
Dişlerin çiğneyici yüzünde oluşan aşınma: Dişlerin birbirleri ile
sürtünmesi sonucunda
oluşan aşınma tüm dişleri kapsayabilirse de özellikle ön dişlerde daha
etkilidir.
Dişlerde kırılma: Dişleri sıkma ve gıcırdatma sonucunda ön
dişlerin köşelerinde arka dişlerin
çıkıntılı kısımlarında mikro çatlaklar oluşur. Röntgen ile saptanamayan bu
çatlaklar zamanla büyüyerek
dişlerin kırılmasına neden olur.
Dişlerde aşırı hassasiyet: Genellikle soğuğa karşı hassasiyet
gelişir. Ani diş sızlamaları başlar.Diş etinin geriye çekilmesi ve
genellikle bununla birlikte oluşan dişin boynunda diş eti hizasında oluşan
çentik şeklindeki aşınmalar: Bu durumun oluşmasına neden olarak ilerleyen
yaşa bağlı diş eti çekilmesi ya da aşırı baskı uygulanarak yapılan diş
fırçalama gösteriliyorsa da , bruksizm hastalığının dişlerde bu gibi
oluşumlara neden olduğu bilinmelidir.
Dişlerde sallanma: Yıllar süren gıcırdatma sonucu dişler gevşeyerek
sallanmaya başlar. Aşırı basınç dişleri saran kemik desteğinin kaybolmasına
neden olur. Bu durumu telafi etmek için dişlerin kökleri hizasında ekstra
kemik çıkıntıları gelişir.
Yanaklarda iritasyon (tahriş): Özellikle dişleri
birbirlerine temas ettikleri kapanış çizgisi hizasında,
yanağın iç kısmında çizgi ya da kabartı şeklinde fibröz bir oluşum meydana
gelir. Bu oluşum nedeni ile sıklıkla "yanak ısırma" olayı ile karşılaşılır.
Kas ağrısı: Özellikle şakak ve yanak bölgesindeki kasların
aşırı çalışması bu bölgelerde kas ağrısına
neden olur.
Baş ağrısı: yukarıda belirtilen kas ağrısı zaman zaman baş ağrısı
şeklinde kendini gösterir.
Tedavi
Tedavinin amacı dişlerde çene ekleminde oluşabilecek kalıcı zararları
önlemek ve ağrıyı ortadan kaldırmaktır.Diş hekimi tarafından uygulanan, uyku
sırasında dişlerin birbirleri ile temasını engellemek amacı ile alt ve üst
çene dişlerinin arasına yerleştirilerek kullanılan "gece koruyucuları", diş
gıcırdatması semptomatik tedavisinde kullanılan en önemli araçtır.
ÇENE ORTOPEDİSİ
“Çene
ortopedisi” çenelerin yüze veya birbirine göre bozulan ilişkilerini
özel araçlarla düzeltmeyi amaç edinen bir ortodonti alanıdır. Mesela alt çene
prognatizmi, alt çenenin geride olması (Class II) veya üst ileri itim küçük
yaşlarda “ortopedik tedavi” ile düzeltilebilir (II: Sınıf
anomaliler). Yalnız dişlerin düzeltilmesi ise “ortodontik tedavi”
ile elde edilir; fakat çoğu zaman ortopedik tedavi ve ortodontik tedavi
birlikte yürütülür.
Ortognatik cerrahi nedir?
Ortodontik veya ortopedik tedavi ile dişlerin düzgün sıralanması
gerçekleştirilebilir. Çeneler arası ilişkiler de bir sınıra kadar
düzeltilebilir. Fakat bazı vakalarda ortodontik tedavi yetersiz kalır.Böyle
durumlarda bir çene-yüz cerrahı ortodontistle birlikte çalışarak ağır bir
anomaliyi cerrahi metotla düzeltebilir. Çok kısa sürede elde edilen estetik
sonuç başarılı olmakta ve günümüzde ortognatik cerrahi tedavi gittikçe
yaygınlaşmaktadır.
Ortodontik tedavi (tel tedavisi) sırasında dişler nasıl hareket eder?
Diş üzerine yay, tel veya özel lastiklerle bir kuvvet
uygulanırsa kuvvetin yönünde bir hareket oluşur. Hareket eden dişin önünde
geçici bir süre için kemik dokusu yıkımı olur, hareketin aksi yönde ise yeni
kemik dokusu yapılır. Böylece yeni yerlerini alan dişler, yeni bir kemik
yuvasına da otururlar.
Pekiştirme tedavisi nedir?
Ortodontik tedavi yaklaşık 2 yıl sürer. Dişler düzeldikten hemen sonra
etrafındaki yapılar (periodonsiyum) dişlerin yeni konumuna uyum sağlayamamıştır.
Ayrıca kemik dokusu olgunlaşmamıştır. Bu nedenle apareyler çıkarılırsa dişler
eski yerlerine dönebilirler. Bunu önlemek için düzelmiş dişleri yapılacak başka
aygıtlarla yerlerinde pekiştirmek gerekir. Tedavinin bu son
aşamasına pekiştirme tedavisi denir. Bu dönemde de çocukların dişlerine gereken
özeni göstermesi şarttır.
Ortodontik aparey nedir?
Aparey “aygıt” anlamına gelir. Ortodontik
tedavide kullanılan bütün düzenekler bu adla anılırlar.Aparey ler çok çeşitlidir
a. Bazı apareyler ağızdan çıkarılıp takılabilir. Bunlara
“hareketli aparey” denir. Bunların üzerlerine konulan yaylar, vidalar,
düzeltilecek dişlere bir kuvvet uygular. Hareketli apareylerin bazıları hem alt
hem de üst çeneye oturur ve tek gövdeli (monoblok) olan bu aygıtlarla ortopedik
tedaviler yapılır.
b. Bazı aygıtlar dişler üzerine yapıştırılan oluklu bir
metal (braket) ile bu oluklu metallere uygulanan tellerden oluşur. Bunlara
“sabit aparey” denir. Aparey seçiminde kararı ortodonti uzmanı
verir. Kural olarak en kısa zamanda, en etkin tedavi düşünülür.
Ayrıca çocuğun tedavi yaptırma isteği, uyumu ve ailenin ekonomik koşulları da
aparey seçimini etkiler.
HABERLER
 Çürük
dişler artık çekilmeyecek
Diş hekimliğinde artık yeni yaklaşım, çürüyen dişi çekip
kurtulmak değil, dişi ne kadar çürük olursa olsun mümkün olduğu kadar tedavi
etmek Rakamlara baktığımızda Türkiye`nin ağız ve diş sağlığı açısından sınıfta
kaldığını görüyoruz.
Çocuklukta edinilmesi gereken diş fırçalama alışkanlığı bizde hemen hemen hiç
yok. 6-12 yaş grubu çocukların yüzde 90`ının ağzında birden fazla çürük var.
Yetişkinlerin ağzına ise çürükten bakılmıyor bile! Durum böyle olunca da tedavi
yöntemleri sürekli gelişiyor. Porselen dişler, son teknoloji implantlar, yeni
diş beyazlatma teknikleri her geçen yıl daha da gelişerek problemli kişilerin
imdadına yetişiyor.
Diş çekmenin ise neredeyse tarihe karıştığını
söyleyebiliriz. Çünkü diş hekimliğinde artık yeni yaklaşım, çürüyen dişi
çekip kurtulmak değil, dişi ne kadar çürük olursa olsun mümkün olduğu
kadar tedavi etmek.
 
EĞLENCE KÖŞESİ






AYIN VAKASI
ÖNCE
SONRA

|