
Kafa bandı (headgear) nedir?
Bazen apareyler kadar kafa bandı (headgear) da giymek mümkündür.
Genelde akşam ve geceleri kullanılırlar. Ortodontistiniz kullanım
zamanlarını ve gerekli olup olmadıklarını sizinle paylaşacaktır.
Bunları ortodontistinizin söylediği şekilde kullanmak tedavinin
düzgün ilerlemesi için çok önemlidir.
Ortodontik Apareyler Dişime Zarar Verir Mi?
Dişleriniz tedavi sonrası iyi bakım görmezlerse hasar görebilirler.
Aletler kendileri hasar vermemekle birlikte zayıf temizleme ve
şekerli içecekler kalıcı hasar bırakır. Braketler ve tellerin
arasına yiyecek kaçtığından plak oluşumu normalden daha hızlıdır. Bu
yüzden dişlerin ve aletlerin iyice temizlenmeleri gerekir.
Çarpık dişlere estetik çözüm

Günümüzde,
çene anomalilerini ve diş çarpıklıklarını tedavi eden Ortodonti
bilim dalındaki gelişmelerle her yaştaki diş ve çene problemlerine
çözüm getirmek artık mümkün.
Dişlerimizin sağlıklı ve estetik olması, dış görüntümüzde en önem
verdiğimiz konulardan biri. Çünkü böylece kendimizi daha güzel, daha
rahat, bir o kadar da mutlu hissediyoruz. Günümüzde diş ve ağız
sağlığımızla ilgili problemlere kalıcı, estetik ve güvenli çözümler
getirebilmek için sayısız araştırmalar yapılıyor.Bu araştırmalar
ışığında geliştirilen yöntem ve malzemeler ile diş kayıplarımız en
aza indirgenebiliyor. Örneğin, çene anomalilerini ve diş
çarpıklıklarını tedavi eden Ortodonti bilim dalındaki gelişmelerle
her yaştaki diş ve çene problemlerine çözüm getirmek artık mümkün
oluyor.
Dişlerin ağız içinde sahip oldukları anormal diziliş biçimi ve
bunların çeneler arası ilişki ile olan uyumsuzluklarına ortodontik
anomali, ortodontik anomalilerin düzeltilmesine de ortodontik tedavi
denir.
Ortodontik problemlerin oluşma sebepleri nelerdir?
Çenesel uyumsuzluklar genellikle kalıtsaldır (genetik).
Yani, çocuğun genlerini taşıdığı bireylerden (anne-baba) birinde
ortodontik problem varsa çocukta da ortaya çıkma ihtimali üksektir.
Ayrıca gelişimsel bozukluklar da çenesel uyumsuzlukların çıkmasını
hazırlayabilir. Büyüme ve gelişim ortodonti açısından çok önemlidir.
Büyüme ve gelişimin birbirine paralel seyretmesi gerekir. Bu
paralellik bozulursa ortodontik problemler görülür.
Dişsel uyumsuzluklar, dişlerin çene kavsi üzerinde diziliş durumları
ile ilgilidir. Genetik veya gelişim bozukluğu sebebiyle meydana
gelebilir. Dişlerin üzerine dizileceği çene (kavis) küçük, dişlerin
çapı yani genişliği büyük olursa ilk süren dişler yerini alır fakat
bir yer darlığı oluşur. Sonradan sürmesi gereken dişler için yer
kalmaz. Onlar da çarpık biçimde çene kavsi üzerindeki yerini
alırlar. Ya da darlık sebebiyle hiç süremez, gömülü kalırlar. Bazen
de çene yapısı büyük, dişlerin genişliği küçük olur ve o zaman da
dişler arasında aralıklar kalır. Bu anlattıklarımız daha çok
kalıtsal sebeplere dayanır. Fakat bunun kadar önemli bir de gelişim
dönemindeki sebepler var. Örneğin süt dişlerinin başına gelenler.
Süt dişleri genellikle geçici diye düşünüldüğünden pek önemsenmez
ebeveyn tarafından. Oysa süt dişleri tedavi yöntemleriyle korunarak
altındaki sürekli dişin sürme zamanıyla orantılı olarak ağızda
tutulursa çarpıklıklar önlenebilir. Erken çekilen süt dişlerinden
arta kalan boşluğa doğru komşu dişlerde kayma hareketi başlar.
Sürekli diş için korunması gereken boşluk komşu dişler tarafından
daraltılırsa sürekli diş için yer kalmaz.
Çocuğun parmak emme, tırnak yeme, yutkunurken dili öne itme gibi
kötü alışkanlıkları hem çenesel (iskeletsel) hem de dişsel
anomalilere neden olabilir. Ağız içi bir entegre sistemin
parçasıdır. Yani komşu organlardaki fonksiyon bozuklukları da
dişleri ve çene sistemini etkiler. Solunum yolundaki rahatsızlıklar
örneğin, deviasyon, geniz eti gibi burun solunumunu engelleyen
durumlar yalnızca ağız solunumuna teşvik ettiğinden hem çeneler
arası ilişkiyi hem de dişler arası ilişkiyi bozar.
Tedavi için uygun olan yaş sınırı veya dönem var mıdır?
Ortodontik tedaviye başlamanın en uygun dönemi gelişim atağının
başladığı dönemdir. Bu da toplumumuzda onbir on iki yaşlara tekabül
eder. Fakat bir de gelişim atağı aşlamamışsa bile görüldüğü anda
müdahale edilmesi gereken problemler vardır. Bu dönemde tedaviye
başlanırsa kalıcı, kolay ve kısa süreli olur. Sonraki yaşlarda
tedavinin süresi uzar, tedavinin seyri zorlaşır. Ayrıca iskeletsel
düzeydeki anomaliler için plastik cerrahi desteği gerekebilir. Fakat
dişsel seviyede bir tedavi her yaşta mümkündür. Önemli ve doğru
olan, uygun yaşta gerekli ortodontik tedaviyi uygulayarak, diş
kaybına neden olmadan, dişin dokusunu ve doğallığını bozmadan sonuca
ulaşmaktır.
Tedavi yöntemi ve süresi
Ortodontik tedavide sabit ve hareketli olmak üzere iki yöntem
kullanılır. Fakat bazen ikisini de kullanmak gerekebilir. Hareketli
tekniğin uygulanma alanı ve fonksiyonları kısıtlıdır. Bugün dünyada
ve ülkemizde ilk tercih edilen sabit tekniktir. Hekim, dişlere
istediği hareketi yaptırabilir. Daha kalıcı ve daha doğru bir tedavi
yöntemidir. Süt dişlerinin erken çekimiyle oluşan boşlukları
korumak, parmak emmeyi önlemek gibi durumlar için farklı apareyler
kullanılır.
ORTODONTİK TEDAVİ&DİŞ TELLERİ İÇİN AĞIZ HİJYENİ
Eğer braket taktırmadan önce diş fırçalama ve diş ipinin
önemli olduğunu düşündüyseniz haklısınız. Fakat ortodontik tedavi
gören insanların ağız hijyenine daha fazla dikkat etmeleri gerekir.
Braket takılı olan dişlerde daha fazla yiyecek birikimi olur.Eğer
dişlerden ve braketlerden plak temizlenmezse diş eti hastalığı,
çürüme ve kötü nefese yol açarlar. Plak, bakteri, kalıntı ve yiyecek
parçalarından oluşan bir karışımdır. Bakteriler şekerle beslenerek
asit üretir, dişetlerini rahatsız eder, dişin mine tabakasına hasar
vererek kötü kokuya sebep olurlar. Plağın düzenli ve düzgün
temizlenmesi önemlidir. Böylece braketler çıktığında alttaki diş
sağlıklı ve güçlü olur.
Diş Fırçalama:
Yumuşak uçlu diş fırçası kullanın - yumuşak uçlar çatlak ve
köşelere ulaşmakta orta ve sert uçlardan daha başarılıdırlar ayrıca
dişetlerini rahatsız etmezler. Bazı markalar, özellikle raketli
insanlar için diş fırçası üretirler. Çift seviye olarak bilinen bu
fırçalar kenarlarda daha uzun, ortalarda daha kısa kıllara sahiptir.
Bu diş fırçalarını özellikle aramanıza gerek yoktur çünkü artık çoğu
diş fırçası bu şekilde üretilmektedir. En önemlisi yumuşak ve ADA
tarafından onaylanmış bir diş fırçası bulmaktır. Bunun haricinde
fırçanın boyu, şekli ve diğer özellikleri size bağlıdır. Ya
elektrikli diş fırçaları? - Gerekli olmamakla beraber eğer elinizde
varsa, braketlerle kullanımı güvenlidir. Tek dikkat edilmesi gereken
fırçanın plastik arkasının braketlere çarpmamasıdır. Ayrıca dişe
takılı olanları gevşetmemek veya hasar vermemek için orta hızda
kullanım tavsiye edilir. Günde en az 2-3 defa diş fırçalayın - Günde
en az 1 kez yatmadan önce ve 1 kere de başka bir zaman diş
fırçalayın. Braketlerin arasında veya çevresinde yemek kalmadığından
emin olmak için en iyisi yemek sonrası diş fırçalamaktır. Dişler her
sefer en az 2-3 dakika yavaş ve dikkatlice fırçalanmalıdır. Dişin ve
braketlerin içini dışını ve çiğneme alanlarını fırçalamak çok
önemlidir. Dişinizi en az 2-3 dakika fırçalamak çok önemlidir.
Yeterince fırçaladığınızdan emin olmak için saat veya kronometre
kullanabilirsiniz.
Diş İpi:
Günde en az 1 kere diş ipi kullanın. Braketler varken diş
ipi kullanmak mümkün gözükmese de, bu hem kolayca yapılabilir hem de
gereklidir. Tellerin ve dişeti çizgisinin arası için özel diş ipleri
vardır. Braketler ilk takıldığında, diş ipi kullanım teknikleri diş
hekiminiz tarafından gösterilebilir. Eğer doğru yaptığınızdan emin
değilseniz diş hekiminize danışabilirsiniz.
Fluorid:
Marka önemli olmamakla Fluoridli diş macunu
kullandığınızdan emin olun. Daha fazla fluorid için marketlerde
satılan gargaraları deneyebilirsiniz. Bu gargaralar ortodontik
tedavi sırasında dişleri güçlendirecek ve koruyacak kadar fluorid
içerirler. Ama dişinizde çürük varsa veya olma ihtimali varsa
ortodontistiniz size daha yoğun bir gargara tavsiye edebilir. Diş
kliniğinde tedavi
- Düzenli ziyaretlerinizde diş hekiminiz de genelde jel şeklinde bir
fluorid tedavisi de yapabilir. Eğer eski çürükleriniz varsa
Yardımcı Araçlar:
Plastik uçlu veya tek öbekli fırçalar - Bunlar köşelere ve
çatlaklara daha rahat erişebilmenizi sağlayan fırçalardır. Tek
öbekli fırçalar pipo temizleyicilerine benzerler. Oral irrigatorler
- bu cihazlar ağzınızdaki yemek parçalarını temizlemek için
dişlerinize yüksek basınçlı su püskürtürler. Bunlar ağız hijyenine
yardımcı olmak için kullanılmaları gerekir, ama asla diş
fırçalamanın yerine geçmezler. Braketlere zarar vermemek için orta
hızda çalıştırılmaları gerekir. Antibakteriyel Gargaralar - Bu
gargaralar büyükler için iyi olmalarına rağmen içerdikleri yüksek
alkol çocuklar için zararlıdır. Çocukların kullanımı için alkolsüz
gargaralar olmasına rağmen bunlar sadece nefesi ferahlatırlar ve
bakteriye karşı etkisizdirler. Çocuğunuz için antibakteriyel gargara
almadan önce, ortodontistinize hangi gargaranın uygun olabileceğini
danışmalısınız. Eğer ağız hijyeni ürünlerinden herhangi biri
hakkında sorularınız varsa bunları rahatlıkla ortodontistinize
sorabilirsiniz. Sabitleyicilerin (Retainer) bakımı Eğer ağzınızda
sabitleyici veya başka çıkartılabilir ortodontik aletler varsa
bunların da düzenli temizlenmeleri gerekir. Ne de olsa ağzınızda çok
fazla zaman geçirirler. Bunları hergün biraz diş macunuyla
fırçalayabilirsiniz. Ağız ve dişetlerine temas eden yerleri
fırçalamanız önemlidir. Eğer temizleme solüsyonu kullanmak
istiyorsanız ortodontistinize hangisini kullanmanız gerektiğini
sorabilirsiniz. Bazı temizleme solüsyonları ortodontik aletlerdeki
tel ve metalleri aşındırabilir. Aleti yıkarken asla sıcak su
kullanmayın. Plastik bölümleri yamultarak aleti kullanılmaz hale
getirebilir. Sabitleyici ağzınızda değilken ortodontistinizin
verdiği kutuda saklayabilirsiniz. Ev hayvanlarından da saklamanız
tavsiye edilir. Kediler ve köpekler plastiği sevdiklerinden aleti
parçalayabilirler.
Düzgün Beslenme:
Braket takarken çürük yapabilecek besinleri yemeden iki
kere düşünmek gerekir. Brakete zarar verebilecek besinlerden de uzak
durmalısınız. Braketlerin devamlı kırılması tedavi süresini uzatıcı
bir etkendir. Sert ve yapışkan yiyeceklerden uzak durun.
Karamel, şeker, sakız vs. brakete zarar vererek tel ve aralıkların
içine kaçabilirler. Yiyecekler orada sıkıştıklarında çürük yapan
bakterilerin beslenmesi için yeterince şeker sağlarlar. Bütün
şekerli yiyecekleri kesin. Tatlı ve gazlı içecekleri hala
tüketebilirsiniz ama ne kadar şekerli yerseniz çürük riski de o
kadar artar. Sadece ne yediğiniz değil, ne zaman yediğiniz de
önemlidir. Sık aralıklarla şekerli yiyecek tüketmek, bu yiyecekleri
şeker içermeyen bir öğünle yemekten de daha kötüdür. Bakterilerin
asite dönüştürecek şekeri ne kadar çok olursa çürüme riski de o
kadar artar.
HABERLER
57 YIL SAHTE DİŞÇİLİK YAPMIŞ
Makedonyalı A.T. (82),37 yıldır İstanbul’da diş
hekimliği yapıyordu. A.T. 3 yıl önce İzmir’e yerleşti.İzmir Diş
Hekimleri odası’ na üyeliğinin naklini istedi.Oda üyeleri A.T.’nin
1952’de Makedonya’da aldığı ,1970 ‘de Sağlık Bakanlığı tarafından
onaylanan diplomasını inceledi.A.T. ‘nin diplomasının sahte olduğu
anlaşıldı.Sağlık Bakanlığı 57 yıl sonra A.T.’nin diplomasını iptal
etti.
DİŞÇİ
KORKUSU ÖLDÜRDÜ
İngiltere'de dişçiden korkan 8 yaşındaki bir kız çocuğunun, yemek
yemeği kestikten sonra açlıktan öldüğü bildirildi.
Guardian gazetesinde yayımlanan habere göre, konuyla ilgili
soruşturmada, Cornwall'deki St. Dennis'de yaşayan Sophie Waller adlı
kız çocuğunun, 2005 yılı Kasım ayında şeker yerken süt dişinin
kırılması üzerine,bundan bir yıl önce gittiği dişçinin tedavi
sırasında dilini kesmesi nedeniyle oluşan korkusu yüzünden dişçiye
gitmeyi reddettiği belirtildi.
Baba Richard Waller, Truro'daki ön duruşmada, olaydan sonra 3 gün
boyunca yemek yemeği reddeden kızını,Royal Cornwall hastanesine
yatırdıklarını ve doktorların tekrar tekrar dişçiye gitmek zorunda
kalmaması için Sophie'nin 8 süt dişini çekmeye karar verdiğini
söyledi.
Aile, soruşturma heyetine, kızlarının 8 süt dişinin çekilmesi
konusunda karar alınırken kendilerinden izin alınmadığını, bu
kararın, kızlarını "harap ettiğini" anlattı. Ameliyattan sonra aç
kalmaya devam eden ve yalnızca az miktarda yoğurt, meyve yiyen ve
enerji içeceği tüketen Sophie'nin, bir aydan kısa bir süre içinde
öldüğü belirtildi.
Soruşturma heyeti, Sophie'nin anaokulu öğretmeni olan annesi ve
taksi şoförü olan babasının, ameliyattan sonra 4 hafta içinde 11
kilo vermesine rağmen kızlarını tekrar doktora götürmedikleri
duyumunu alırken,aile, hastaneyi aradıklarını, ancak hemşirenin,
Sophie'nin artık çocuk psikoloğu doktor Kerry Davison'ın gözetimi
altında olduğunu söyleyerek, hastaneye getirmemelerini istediğini
söyledi.
Sophie'nin annesi, doktor Kerry Davison'a, kızının
yalnızca karpuz suyu emdiğini söylediğinde doktorun bununyaşaması
için yeterli olduğu yanıtını verdiğini, ayrıca hastanede kızının tek
bir dişinin çekilmesi için rızası olduğuna dair bir belge
imzaladığını kaydetti.
Anne, bir süre sonra yeyip içmeyi tamamen kesen kızının, beslenme
hortumuna ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Sophie'nin 2005 yılında 17 Kasım'a kadar hastanede tutulduktan sonra
taburcu edildiği, bir deri bir kemik kalan kızın 2 Aralık 2005'te de
yaşamını yitirdiği ifade edildi.
AYIN SÖZÜ:
"Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenince diğerleri de yanlış gider "
C.BRUND
EĞLENCE KÖŞESİ
KARİKATÜRLER






AYIN VAKASI
ÖNCE
SONRA
