Ortonorm Ortodonti Tedavi Merkezi, ortodontist, ortodonti uzmanı, ortodonti, çarpık diş, çarpık dişler, çene bozukluğu, dişhekimi, dişçi, diş hekimi, bozuk çeneler, çene bozukluğu, diş, tel tedavisi, diş çarpıklığı 

Kullanıcı Adınız:

Parolanız:
Beni Hatırla


Ortodonti tedavisinin tümünü veya bir kısmını karşılayan kurumlar için buraya tıklayarak bize mail gönderebilirsiniz.

Bizimle Çalışmak İstermisiniz?

ÖZGÜRCE GÜLÜMSEYEBİLMEK İÇİN

Dişlerinize gözünüz gibi bakın!

Ağız kokusu ve diş çürükleri günlük hayatı zorlaştıran en önemli sağlık problemleri arasında. Farkında olmadan yaptığımızı hatalardan kurtularak daha sağlıklı dişlere sahip olabiliriz. Nasıl mı?..

Sürekli kahve molası

• Gün boyu kahve, çay içme ve atıştırma alışkanlığı, ağızda asit salgılayan bakterileri aktive ederek bu bakterilerin diş yüzeyinde yaşamasına ve dişleri çürütmesine neden olur.

• Çay ve kahve şekersiz tüketilmeli ya da bu içeceklerin yerine süt ve süt ürünleri tercih edilmeli, yanında atıştırılan yiyeceklerden kaçınılmalı.

Sigara kullanımı ağız kuruluğu yapar

• Sigara içmek ağız kuruluğundan, ağız kokusuna, dişlerin sararmasına hatta ağız kanserine kadar birçok hastalığa sebep olabilir.

• Ağız içi mukozası ve dişetleri için çok zararlı. Dişetlerinin yumuşamasına ve dişeti hastalıklarının gelişmesine neden oluyor.



 

Diş ipi önemli!

• Sadece diş fırçalamak ağız temizliğinde tek başına yeterli değil. Diş fırçasının ulaşamadığı diş aralarının diş ipi kullanılarak temizlenmesinde fayda var.

• İpi diş ile temas edecek şekilde tutarak dişin yan yüzeyi boyunca aşağı ve yukarı doğru kaydırın. Sonra yan dişe yaslayın ve aynı hareketi tekrarlayın. Bu şekilde plak parçalanır ve bakteriler uzaklaştırılır.

 

Dişlerinizi günde 2 kez fırçalayın!

• Ağız sağlığının en önemli bakımı dişleri fırçalamak. Dişler her yaşta, günde en az iki kez fırçalanmalı. Diş fırçası üç aylık periyotlarla yenilenmeli ve dişler fırçalanırken fırça kuru olmalı.

• Diş fırçasının bozulduğunu kıl demetlerinin birbirinden ayrılmasından, dağılmasından ve eğilmesinden anlayabilirsiniz. Sert kıllı fırçalar dişlerinize zarar verebilir. İdeal olan bir diş fırçasını maksimum3-4 ay kullanmak.




Tatlı tüketimine dikkat!

• Şekerli gıdalar dişlerin yüzeyine yapışır ve çürük başlangıcı olan bölgelerdeki hassasiyeti arttırır.

• Tatlıların yemek öğünleri içerisinde tüketilmesi diş sağlığı için önemli.

• Özellikle şeker ve benzeri tatlı yiyecekler yenildikten sonra diş fırçalama imkanı olmayanlar için bol su ya da sütle ağzın çalkalanması ya da şekersiz sakız çiğnenmesi kısa süreli bir çözüm olabilir.

 

Meyve ve sebzelerden kaçmayın!

• Meyve ve sebzelerin içerdiği vitaminler dişetleri için çok önemli. Ayrıca elma gibi sert meyve ve sebzelerin ısırılarak tüketilmesi, ön dişlerde mekanik temizliği sağlıyor.

Hamile kalmadan diş doktorunun kapısını çalın!

• Planlanmış bir hamilelikte anne adayı nasıl öncelikle bir jinekologa gidip muayene olup birtakım testler yaptırıyorsa, aynı şekilde hamilelik gerçekleşmeden önce de mutlaka bir diş doktoru kontrolünden geçmesi gerekiyor.

• Mesela 20 yaş dişleri sorun olabilir. Bunlar yıllarca problem çıkarmadan durabilir. Eğer etrafında diş eti cebi olan, gömük ya da yarı gömük veya üstü gıda artıklarıyla kaplı çürümeye başlamış bir 20 yaş dişi varsa, anne adayının hamile kalmadan önce bundan kurtulmasında fayda var.

Diş çürüğünü önlemede beslenme önerileri

Sağlıklı dişler için 5 pratik öneri

İlerleyen yaşla beraber insanların çoğu dişlerini kaybedeceklerini düşünür, ama bunu önlemek kişinin elinde.İdeal ağız ve diş bakımı için sadece diş fırçalama ve diş ipi kullanımından daha fazlası gereklidir. İlerleyen yaşla beraber insanların çoğu dişlerini kaybedeceklerini düşünür, ama bunu önlemek kişinin elindedir.

1. Ağız sağlığını korumanın en önemli üç elemanı:

Diş fırçası, diş macunu ve diş ipi Ağız hijyeninin olmazsa olmaz en önemli üç bakım elemanı diş fırçası, diş macunu ve diş ipidir. Günde iki defa diş fırçalamak ve bir defa diş ipi kullanımı sağlıklı bir ağzın anahtarıdır. Bu alışkanlık çocuk yaşta kazanılırsa bireyler ilerleyen yaşlarda da sıkıntı yaşamaz.



2. Ağzınızı düzenli olarak kontrol edin


Diş hekimine düzenli olarak gitmeseniz de ağzınızı düzenli olarak kontrol edin. Kontrol zamanınız gelene kadar ağzınızda olan bir problemi fark etmeniz yapılacak tedaviyi daha kolay ve daha masrafsız hale getirebilir. Diş kırılması, dişetlerinde oluşan şişmeler, renkleşmeler ya da ağzınızda oluşan ve iyileşmeyen yaralar dikkatli bir şekilde kontrol ettiğinizde sizin gözlemleyip doktorunuza bildirebileceğiniz birçok durum arasındadır. Bu kontrol özellikle sigara içenler için daha önemlidir, ağız kanserine yakalanma açısından daha büyük risk taşıdıkları için aksatmadan bu kontrolleri yapmaları gerekir.

3. Sigaradan uzak durun

Sigara, vücudumuzdaki diğer organlar kadar dişlerimize de zarar verir. Sigara ağız içi kanser riskini önemli oranda artırır, dişeti hastalık-larının oluşmasına, dişlerde renkleşmeye ve nefesin kötü kokmasına neden olur.

4. Yemekten sonra su için

Yemek yedikten sonra diş için yapılacak en iyi davranış su veya süt içmektir. Yemekten sonra içilen bir bardak su, yemek parçalarını ağızdan uzaklaştırır ve ağızdaki asidik ortamı nötrler. Ayrıca süt içmek dişte kalsiyum oluşumuna katkıda bulunur.

5. Düzenli olarak diş hekiminizi ziyaret etmek

Diş hekimine yapılacak düzenli ziyaretler dişlerinizde oluşabilecek problemleri ve daha büyük sorunları önler.

HABERLER

Ağız içindeki yaraları önemseyin!

Ağız kanserinin geç teşhis edilmesi durumunda, hastaların yüzde 80'inin ilk 5 yıl içinde hayatını kaybettiği bildirildi.

Gazi Üniversitesi (GÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cansu Alpaslan, ağız kanserlerinin de en az diğer kanser türleri kadar tehlikeli olduğunu söyledi.Haziran ayında Paris'te düzenlenen ''Ağız Kanserinin Önlenmesi, Erken Teşhisi ve Diş Hekimlerinin Sorumluluğu'' başlıklı konferansta, Türkiye'yi temsil eden Alpaslan, ağız kanserlerinin tüm kanserler içerisinde dünyada 12. sırada olduğunu anlattı.

Alpaslan, ağız kanserlerinin toplumda çok iyi bilinmediğini, bu nedenle farkındalığın artırılması, diş hekimlerinin rutin muayenelerde mutlaka ağız kanseri bulgularına da bakması gerektiğini ifade ederek, bu konuda hem hekimlerin hem de hastaların yeteri kadar duyarlı olmadığını savundu.

Diş hekimlerinin rutin kontrol yapması lazım Ağız kanserlerinin, diş hekimliği eğitimlerinde müfredatta olan bir konu olmasına rağmen, eğitim dönemi sonrasında çok fazla dikkat edilmediği yönünde eleştiride bulunan Alpaslan, ''Maalesef pek çok diş hekimi, hastalarına ağız kanseri muayenesi yapmıyor, bunu rutin kontrollerde takip edilmesi gereken bir durum gibi algılamıyor'' dedi.

Alpaslan, bu durumun sadece Türkiye'ye özgü olmadığını, tüm dünyada göz ardı edildiğini ifade etti. Ağız kanserinin çok bilinmediği için bulguların göz ardı edildiği ve hekime gelinmediği için tanı ve tedaviye geç kalındığını dile getiren Alpaslan, ''2008'de yapılan bir araştırmaya göre, Türk toplumunun yüzde 70'i ağızda kanser gelişebileceğini hiç bilmiyor. Ağız kanseri hakkında bilgi sahibi olanların oranı sadece yüzde 5. Katılımcıların yüzde 25'i de bu konuda bir kulak dolgunluğu olduğunu ancak ayrıntılı bir şey bilmediklerini belirtiyor'' diye konuştu. Olmasını gerektiğini ifade eden Alpaslan, kişilerin yılda bir kez mutlaka ağız muayenesi yaptırması gerektiğini bildirdi.

Ağız içinde görülen yaralara dikkat!

Alpaslan, ağız kanserinin dil, dudak, ağız tabanı, yanaklarda, diş etinde ve boğazda görülebildiğini vurgulayarak, ''Bu bölgelerde 14 gün boyunca iyileşmeyen yaralar en önemli göstergesidir'' dedi. Bulguların yara ya da kitle şeklinde olabildiğini anlatan Alpaslan, şunları kaydetti:

''Bu bulgular, gözle görülebilen, kolay fark edilebilen bulgulardır. Bu bölgelerde kızarıklık, şişlik olabilir, ağızda beyaz plaklar ya da kırmızı lekeler şeklinde lezyonlar görülebilir. Bunlar, zaman içinde kansere dönüşme eğilimindedir. Ağız içinde kanama, kötü koku, dişlerde sallanma, yutma zorluğu, ağrı gibi belirtiler mutlaka önemsenmelidir. Bunlar, ağız kanserinin habercisi olabilir.

Bu nedenle, ağız temizliği yapılırken, bu tür belirtilere dikkat edilmeli. Her gün fark edilen bulgularda değişiklik olup olmadığı kontrol edilmeli, mutlaka vakit kaybetmeden diş hekimine başvurulmalı ve gerekli görüldüğünde o bölgeden bir parça alınarak biyopsi yaptırılmalı.''

Alpaslan, belirtilerin başlangıçta ağrıya neden olmadığı için önemsenmediğini ve bu nedenle de hekime geç gidildiğini ifade ederek, ''Ağız kanseri geç teşhis edildiğinde hastaların yüzde 80'i ilk 5 yıl içinde hayatını kaybediyor. Yani 5 yıllık sağ kalım oranı, yüzde 20'ye kadar düşüyor'' diye konuştu.

Yılda bir kaz ağız kanseri muayenesi yaptırılmalı

Alkol ve sigara tüketiminin çok önemli risk faktörü olduğunu anlatan Alpaslan, ağız hijyenine özen göstermeyen kişilerde de bulguların diğer kişilerden daha geç fark edildiğini söyledi. Kanserin her geçen gün gençlerde de görülme sıklığının arttığını, bu nedenle tüm yaş gruplarının temkinli olmasını gerektiğini ifade eden Alpaslan, kişilerin yılda bir kez mutlaka ağız muayenesi yaptırması gerektiğini bildirdi.

EĞLENCE KÖŞESİ

 



AYIN VAKASI
 

ÖNCE                           SONRA

 

 


Web Sitemiz Diş Hekimleri Odası Tüzüğüne Uygundur

Site Haritası